"Her uygar ve çağdaş devlette olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti Adliyesi'nde de Cumhuriyet Savcılarını, Yüksek Temsilcileri olmak üzere tanırım. Devrim savcılarının kendilerine emanet edilmiş bu büyük görevin önem ve duyarlılığına uygun bir durumda uyanık ve aktif bulunmaları hususunu adliyemizin başarı ve üstünlüğü etkenlerinin en önemlilerinden sayarım. 'Laik Türk Devrimi', Çağımızın uluslar arası yaşam ve yükselme yeteneğini ereğe ulaştıran en son ve uygar ilkelerinin bir anlatımı ve Türk Milletinin büyük özveriyle sürdürülen ve kazanılan büyük savaşının eseridir. Devrim gerçekliği, kararları ve yasalarıyla ulusal istenç ve egemenliğin bir görünümü ve genel olarak Türk Milletinin hukukunun tümüdür. Devrim, ulusun her kesiminin emeğinden ve hakkından oluşturulmuştur. Savcılarımızın onun bütün gerek ve erekleri çevresinde en kıskanç ve uzaklara kadar gözetleyici, duyarlı nöbetçiler halinde bulunmalarını birincil görevlerinden sayarım."

"Özgürlük ve yasayı bir araç gibi sürerek Türk Ulusunun en küçük bir menfaatini bile tehlikeye uğratmak hakkını hiç kimse sahip değildir. Devlet halinde yaşayan uygar uluslarda özgürlük ulusun emrindedir; Yüksek  yararların gerektirdiği durumlarda genişletilir. Sınırlanır ve belirlenir. Yakın bir tarihimizde ve eski zamanlarda dinlerin, despot ve zorba hükümdarlarla, rahipler ve misyonerler elinde baskı aracı olması gibi çağımızda özgürlük ve yasaların şunun ve bunun kişisel yarar ve entrikalarına araç edilmesine asla izin verilemez ve göz yumulamaz. Devrime karşı koyan muhalefetin özgürlükten ve yasalardan yararlanma hakkı yoktur... Anarşi ve despotluk, hakkın batıla, güçsüzün güçlüye yenilgisi demektir."

En son hukuk ilkelerine dayalı olan bu gerçeklerden Türk Cumhuriyeti Savcılarının bir an için bile aymazlık içinde bulunmalarını olanaksız görüyorum. Yasalarımızın uygulanması gerektiğinde bu yönlerin önlemle ve kesinlikle göz önünde tutulmasını talep ederim. Savcılık hüküm değil dava makamıdır. Yargılama sırasında ve duruşmada savcılıklarımızın kendilerini her hangi bir davanın taraflarından sayarak ısrar ile açıklamada bulunmaları ve savlarının kabul ve desteklenmesini sağlamak için tüm tarihsel ve yasal araçlardan yararlanmayı asla savsaklamamaları gereklidir."